Salı, Kasım 17, 2009

İnsan gribi...


Şimdi kafası karışanlar için geliyor, ben seni ellerin olasın diye mi sevdim, diye mi sevdim.

Gidiyorsun eşin, dostun, çoluğu çocuğu olanın  kafası rahat etsin diye, yaptırıyorsun testi, negatif, yok ama gripsin, geberiyorsun belli,  soruyorsun 17 yıl okumaktan beyni sulanmış doktoruma,  e çıksaydı ne olacaktı? Semptomatik tedavi. Zaten diyor %80 olasılıkla doğru test.  Aklıma yine o meşhur laf geliyor;  Olm sen ya sayı saymayı bilmiyorsun ya hiç dayak yememişsin.  %20‘ nin ne olduğundan haberin var mı? 

Olayın matematiğini  bir tarafa bırakıp doğru olduğunu varsayıyorsun. Aksi  halde bu noktadan ileri gitmek için katırlara ihtiyaç duyulacak , zira burada doktorumuz açısından yol bitiyor.  İki seçenekten efendi olanını seçiyorum. Semptomatik tedavi nedir bu durumda? Bildiğin grip tedavisi.  E çıkmadı şimdi ne olacak? Yine semptomatik  tedavi ama bu  çok daha semptomatik.  

Ulan belirtiler aynı zaten dalga mı geçiyorsunun üzerine kafa atmamak için kendini zor tutarak ve sigortasız ve kemiksiz bir nakit  45 milyonu, domuz gribi olduğundan %80 ihtimalle emin olduğum bankodaki adamın ellerine saymış  çıkarken, soruyordum kendine ulan ben bu b.ku niye yedim o zaman diye!

Biraz ateşim düşünce anladım; Fenerbahçe dünya para verip Roberto Carlosu getirdi, sonra verdiği paranın yarısını forma satışından bir anda geri aldı ya, e bu kadar aşının parası da benim gibi salaklardan çıkacak! Benim gibi derken hastaneye başvuranların sayısı en son 13 milyondu! 

Aferim Aziz Yıldırım, aferim sağlık bakanı, aferim seni seçenler. Kel başa şimşir tarak olacak değildi elbet!

Hadi hepimize geçmiş olsun, yeni değil bildiğin faranjit...